Önemli olan, işlemlerimizi hayal edebildiğimiz kadar iyileştirebilmektir. Bunu yapmayıp şimdiden büyük bir iş başardığımızı düşünürsek, ilerlememiz sınırlı olacaktır. Benzer biçimde, mazeret aramaya zaman harcayanlar da iyileştirme yapmakta güçlük çekebilirler. Bize gereken, olumlu ve yapıcı olmaktır.

Eğer Toyota 100 tonluk bir presin hazırlık zamanının birkaç saatten fazla kısaltılamayacağını söyleyen operatörleri dinleseydi, 1971’de başardıkları 3 dakikalık hazırlık zamanına asla ulaşamazdı. Benzer biçimde, karma üretimin işlerini zorlaştırmasından şikayet eden montaj operatörlerini dinlersek, bunun sağladığı sayısız yararı hiçbir zaman elde edemeyiz. Görev sınıflandırmaların bizi sınırlamasına izin verirsek, yıllarca katı bir yapıya bağlı kalabiliriz (tabi ayakta kalma şansımız olursa). Eğer insanlar sandalyelerde oturarak el işi yapmaya alışkınlarsa, ayakta çalışmanın sonuçta daha az yorgunluğa yol açtığını ve daha sağlıklı olduğu kanıtlanmış olsa bile, böyle bir değişikliğe direnç gösterebilirler.

Bu durumlarda gördüğümüz önyargılı düşüncelerle kısıtlanmışken, yeni fikirlerin potansiyel yararını hayal edemeyebiliriz. Tam terinse, ilerlememizi sınırlayabilir. Bir fikri zihnimizde kavramış olabiliriz, ama yüreklerimiz onu uygulamaya koyacak kadar bağlanmış olmayabilir. O nedenle aşağıda yedi nokta vurgulamak istiyorum:

1. Geleneksel İnançlara Meydan Okumak: Meydan okuma olmadan ilerleme olmaz.

2. Denemekten Yana Olmak: Çeşitli problemler yeni fikirleri fiilen deneyince belli olur.

3. Başarısızlıklara Hoşgörü Göstermek: İyileştirme sabır gerektirir.

4. Güven: İyileştirme işten çıkarmayla bağlantılı olmamalıdır.

5. Ekip Çalışması: Lokal (bireysel) optimizasyon yerine bütünsel optimizasyon.

6. Esneklik: Katı yapılar ilerlemeyi sınarlar.

7. Disiplin: Standartlara bağlı kalmak şarttır.

Kiyoshi Suzaki, İmalatta Mükemmellik Yolu*, sf: 259-260

İmalatta Mükemmellik Yolu, IVECO sponsorluğunda Türkçe'ye kazandırılmıştır.

 



Yalın Enstitü Derneği